Safra kesesi nedir, safra kesesi nerede bulunur?
Safra kesesi, karnın sağ üstbölgesinde karaciğerin hemen altında bulunan armut şeklindeki birorgandır. Bağırsaklara salgıladığı sarı-yeşil renkteki safra ile vücudunsindirim işlevlerine önemli katkıda bulunur.
Safra kesesi taşı nedir?
Kolelitiazis olarak tanımlanan safrakesesinde taş oluşumu, genellikle gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan ancakdünyanın her kesiminde tespit edilebilen bir problemdir. Ortaya çıkma sıklığıyaş ile birlikte artış gösterir.
Safra kesesi taşları, bu sindirimeyardımcı safranın içeriğinde çok yüksek düzeyde kolesterol bulunması sonucukatılaşarak çökelti oluşturması sonrası meydana gelir. Taşların boyutu vesayısı kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.
Safra kesesi taşı nedenleri nelerdir?
Safra kesesi taşı nedenleri arasında3 çeşit oluşum yolu ön plana çıkar:
SAFRADA AŞIRI KOLESTEROLVARLIĞI
Normal şartlarda safra kesesindebulunan safranın kimyasal içeriği karaciğerden buraya atılan kolesterolünçözünmesi için yeterlidir. Bazen karaciğerden safranın içinde çözünebilecekdüzeyin üzerindeki miktarda kolesterol atılabilir ve bu aşırı kolesterolkristalleşerek zaman içerisinde taş oluşumuna neden olabilir.
SAFRADA AŞIRI BİLİRUBİNVARLIĞI
Solunum gazlarının taşınmasındagörev alan kırmızı kan hücreleri bu görevlerini içerisinde yer alan hemoglobinmolekülü ile gerçekleştirir. Ömrünü tamamlayan ve yeni hücrelerin üretilmesiamacıyla parçalanan hücrelerde hemoglobin çeşitli biyokimyasal süreçlerdengeçer ve bilirubin maddesi oluşur.
Karaciğer sirozu, safra kanalıenfeksiyonları ve çeşitli kan hastalıkları varlığında vücutta aşırı miktardabilirubin ortaya çıkar ve bu aşırı bilirubin safra kesesinde birikerek taşoluşumuna neden olabilir.
SAFRA KESESİNİN TAM OLARAKBOŞALAMAMASI
Safra kesesinin çalışmasını olumsuzyönde etkileyen çeşitli durumlarda kesenin içerisindeki sıvı oldukça yoğun birhal alarak taş oluşumuna neden olabilir.
Safra kesesi taşı belirtileri nelerdir?
Safra taşı oluşumu başladıktan sonrataşların sayısı ve büyüklüğü artarken ilk başta genellikle herhangi safrakesesi belirtileri meydana getirmezler. Büyük çoğunluğu sessiz olarak seyredensafra kesesi taşları, acil haller dışında bazı tetkikler yapılırken ya da kimiameliyatlarda tesadüfen fark edilirler.
Safra kesesi içinde bulunan veyerçekiminin etkisiyle hareket eden taşlar, safra kesesinin çıkışını tıkayıp,olağan boşalmasını engellediği zaman çeşitli belirtileri oluşturmaya başlar.Safra taşı hastalığının seyri esnasında taşın ana safra kanalına düşmesidurumunda çok daha sorunlu bir sürece girilir. Tıkanma sarılığı olarakadlandırılan bu süreçte hastada karın ağrısı, sarılık, idrar renginin kırmızıveya kahverengi olması, bulantı, kusma ve bazen de ateş gibi belirtilergörülebilir.
Taşın safra kanalını birkaç saatsüre ile tıkaması sonrasında bu bölgede enflamatuar (iltihabi) değişikliklermeydana gelir ve bu durum kolesistit olarak isimlendirilir. Eğer bu tabloyaenfeksiyon da eklenirse hayatı tehdit edecek çok ciddi problemlere nedenolabileceği için dikkatli olunmalıdır. Bu hastalığa ise kolanjit adı verilir.Kolanjit dışında ortak safra kanalına düşen bir safra taşı, pankreasın iltihabihastalığı olan akut pankreatite de neden olabilir. Bu hastalık hayatıciddi anlamda tehlikeye sokabilir.
Taşın safra kanalını tıkaması ileortaya çıkan safra kesesi hastalığının belirtileri şu şekilde özetlenebilir:
- Ani ve hızlı ağırlaşan karnın sağüst bölgesinde ağrı hissi
- Sırt ağrısı
- Sağ omuzda ağrı
- Bulantı, kusma
- İdrar renginde koyulaşma
- Açık renkli dışkı
- Aşırı gaz ve diğer sindirimproblemleri
- İshal
Safra kesesi taşları başka hastalıklara neden olabilirmi?
Safra kesesi taşları; safrakesesinin iltihaplanması, safra kanalına taşın düşmesiyle gelişen tıkanmasarılığı, tüm safra kanallarının ve pankreasın iltihaplanması gibi çok ciddibirçok hastalığa neden olabilir.
Hastalarda oluşan yakınmalargenellikle karın sağ-üst kısmında ağrı, bu ağrının sağa doğru yayılması vesırtta sağ tarafta da hissedilmesi, bulantı ve bazen kusma atakları şeklindedir.
İltihaplanma varsa tabloya ateş deeklenir. Bu ağrılı ataklar genellikle yağlı ağır bir yemeğin ardından başlar ve1-5 saatlik bir süre boyunca devam edebilir.
Safra kesesi taşlarının diğer yolaçtığı hastalık daha seyrek olarak da safra kesesinde bulunan büyük bir taşınkese duvarını uzun bir süre zarfında delerek, bağırsağa geçmesi ve incebağırsağın dar bir yerinde mekanik tıkanmaya neden olabilmesidir. Doğal seyriesnasında giderek büyüyen ve sayıları artan safra taşları sürekli olarak safrakesesinin iç cidarını tahriş eder ve kronik bir iltihap şeklindeki tablonunilerleyerek kansere dönüşme riskini de arttırabilir. Özellikle 2–3 cm’likboyutları aşan taş olgularında bu risk yüksek olarak kabul edilir.
Safra kesesi taşlarına bağlı oluşanbu durumlar komplikasyon olarak tanımlanır. En sık ortaya çıkan komplikasyonlar4 adettir:
SAFRA KESESİ İLTİHABI(KOLESİSTİT)
Kese içerisinde oluşan taşlarkanalın boyun bölgesine oturması ile birlikte burada enflamasyon (iltihaplanma)meydana getirmesi durumudur. Kolesistit gelişimi ile birlikte kişide şiddetliağrı ve ateş şikayeti meydana gelir.
Semptomatik seyreden safra kesesitaşlarında akut (ani başlangıçlı) kolesistit gelişme riski %1-3 arasındadeğişkenlik gösterir. Ağrı ve ateş şikayetine ek olarak üşüme-titreme, iştahkaybı ve bulantı-kusma gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Kolesistit acilolarak müdahale edilmesi gereken bir durumdur.
ORTAK SAFRA KANALININTIKANMASI
Safra kesesi taşları karaciğerdeüretilen ve safra kesesi vasıtası ile ince bağırsaklara aktarılan safrayollarında tıkanıklığa neden olabilir. Ortak kanalın tıkanması sonrası kişideyoğun ağrı, sarılık ve kanal iltihaplanması gibi durumlar oluşabilir.
PANKREATİK KANALIN TIKANMASI
Pankreatik kanal, bu organdanbaşlayarak ortak kanal ile birleşir ve ince bağırsağa açılır. Kanalın görevipankreasta üretilen sindirim enzimlerinin oniki parmak bağırsağınaulaştırılmasını sağlamaktır. Safra kesesi taşları pankreatik kanala geçerekburada tıkanıklık oluşturabilir. Bu durum pankreatit olarak ifade edilenpankreasın iltihaplanması ile sonuçlanabilir.
Pankreatit gelişimi sonrasındakişide ani ve yoğun bir karın ağrısı meydana gelir. Pankreatit gelişen kişilergenellikle hastanede yatırılarak tedavi edilirler.
SAFRA KESESİ KANSERİ
Uzun süreli tahriş nedeniyle safrakesesi taşı öyküsü olan kişilerde safra kesesi kanseri görülme riskinde birartış söz konusudur. Her ne kadar risk yükselse de safra kesesi kanseri nadirbir kanser türü olduğu için oldukça az rastlanılan bir komplikasyondur.
Safra kesesi taşı risk faktörleri nelerdir?
Safra kesesi taşlarına kadınlardaerkeklere göre daha sık rastlanılır. Taşların oluşumunda risk faktörü olarakkabul edilen birçok farklı durum mevcuttur:
- Cinsiyet
- 40 yaş ve üzerinde olmak
- Aşırı kiloluluk ya da obezite
- Sedanter (hareketsiz) yaşam
- Gebelik
- Yağ içeriği zengin ürünler ilebeslenme
- Yüksek kolesterollü gıdaları tüketme
- Liften fakir diyet
- Safra kesesi taşına dair aileöyküsünün bulunması
- Şeker hastalığı
- Orak hücreli anemi ve lösemi gibikan hastalıkları
- Hızlı kilo verme
- Östrojen içeren oral kontraseptif(doğum kontrol ilaçları) kullanmak ya da hormon tedavisi görüyor olmak
- Karaciğer hastalıkları
Hamilelikte safra kesesi taşıoluşumuna yatkınlığın artmasının sebebi gebelik süreci içerisinde yüksekdüzeyde salgılanan progesteron hormonundan kaynaklanır. Progesteron hormonusafra kesesinin kasılmalarını yavaşlatır ve akış hızının kesilmesine sebep olur.
Bu faktörler dışında uzamışaçlıklar, bariatrik cerrahi operasyonlar ve crohn hastalığı gibi durumlarda dasafra taşı oluşma riskinde artış meydana gelebilir.
Safra kesesi taşları genelliklesafra akışının ve kesenin boşalmasının yavaşladığı durumlarda oluşmaeğilimindedir. Taş oluşumdaki en sık neden ise kolesterol içeriği yükseksafrada kolesterolün yoğunlaşmasıdır. İkinci en sık tespit edilen taş formu isepigmente taşlardır.
Kolesterol taşları genellikle sarırenkli olup çözünmemiş kolesterolden meydana gelir. Pigment taşları ise koyukahverengi ya da siyah renkte olup safra içeriğindeki aşırı bilirubindenkaynaklanır.
Bazen çeşitli maddelerin bir arayagelmesi sonucu oluşan mix tipte taşlar tespit edilebilir. Mix tipteki taşlartespit edilme sıklığında 3. sıradadır. Bu taşların yapısında kalsiyum karbonat,kalsiyum fosfat, kolesterol ve safra bulunabilir.
Safra kesesi taşlarının 4. tipikalsiyum taşlarıdır. Kan dolaşımında yüksek düzeyde kalsiyum bulunan kişilerdemeydana gelir ve bu kişilerde genellikle safra kesesi taşlarına ek olarakböbrek taşlarının varlığı da tespit edilebilir.
Safra kesesi taşı tanısı nasıl konulur?
Hastalığın tanısı; tipik muayenebulguları ile beraber kan, idrar, gaita tetkikleri ve ultrasonografi (USG) ilekonulur. Bu tetkiklerle %100’e yakın kesin teşhise ulaşılabilir. Seyrek olarakbilgisayarlı tomografi, MRI gibi diğer görüntüleme yöntemlerine başvurulur.Ayrıca safra kanalında bulunan taşlar için ultrason dışında ERCP dediğimizendoskopik girişimlerden hem tanı hem de tedavide yararlanılabilir.
Safra kesesi taşı hastaları sağlıkkuruluşlarına tipik olarak yağlı ve baharatlı bir öğünü takiben ortaya çıkansağ üst bölgedeki karın ağrısı ile başvururlar. Bu şikayetlerine bulantı vekusma eşlik edebilir.
Hekimler tarafından gerçekleştirilenfizik muayenede hastanın nefes alması esnasında sağ üst karın bölgesine derinpalpasyon (parmakların o bölgeye bastırılması) yapılması ile kişide tipik safrakesesi ağrısı oluşması tanısal öneme sahiptir. Kişide sarılık bulgularınınmevcut olması ortak safra kanalının taşa bağlı olarak tıkanmasına işaret ediyorolabilir.
Safra kesesi taşlarına tanısalyaklaşımda ilk olarak başvurulan tetkik ultrasonografidir. Bu radyolojik tanıyöntemi ile 2 mm küçüklükteki taşların bile tespiti sağlanabilir. Safrakesesinin duvarında kalınlaşma tespit edilmesi ve çevresinde sıvı varlığınıngörülmesi gibi bulgular kişide safra kesesi iltihabı olduğunu gösterenbelirtilerdir.
Çok küçük olup ultrasonografi iletespit edilemeyen taşlar için endoskopik ultrasonografi işlemi ile tanıkonulabilir. Bu işlemde ince ve esnek endoskop ağızdan girilerek sindirimsistemi içerisinde ilerletilir ve ses dalgaları vasıtası ile küçük taşlarıngörüntülenmesi sağlanır.
Ortak safra kanalındaki bir taştanşüphelenilmesi halinde manyetik rezonans kolanjiopankreatografi (MRCP) adıverilen görüntüleme yönteminden faydalanılabilir. Bu işlem ile ortak kanaldakitaşın tespit edilmesi halinde endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi (ERCP) adı verilen işleme geçilir. ERCP işlemi sırasında taşlarınçıkarılması da gerçekleştirilebilir.
Safra kesesi ameliyatı ve taş tedavisi nasıldır?
Hastalığın ve komplikasyonlarınıntedavilerinde çeşitli yöntemler kullanılır. En sık kullanılan yöntemlaparoskopik ameliyatlardır. Safra kesesi ameliyatlarının %5’ten daha azı açıkameliyat ile gerçekleşir. Açık ameliyat yapılmasının en önemli sebebi karıniçerisinde önceden geçirilmiş ataklar ya da ameliyatlara bağlı oluşmuşyapışıklıklardır. ERCP ve PTK gerekli olan durumlarda kullanılan diğer tedaviyöntemleridir.
Safra kesesi taşı tedavisi içinsafra kesesinin alınması işlemi kolesistektomi olarak isimlendirilir. Altınstandart kolesistektomi yaklaşımı ise laparoskopik ameliyatlardır. Çeşitlinedenlerle ameliyatın laparoskopik olarak gerçekleştirilmemesi halinde açıkameliyat yöntemi tercih edilebilir. Cerrahi işlem sırasında kesenin bırakılaraksadece taşların alınması günümüzde akılcı bir yaklaşım olarak kabul görür.Bunun sebebi hastalarda yaklaşık 1 yıl içerisinde tekrar taşların meydanagelmesi ve komplikasyon oluşma riskidir.
Genel anestezi altındagerçekleştirilen laparoskopik kolesistektomi ameliyatında operatör hekimhastanın karın bölgesinde 3-4 adet insizyon (kesi) gerçekleştirir. Bu insizyonbölgelerinden küçük ve ışıklı ameliyat aletleri hastanın karın boşluğununiçerisine sokulur ve safra kesesinin çıkarılması sağlanır. Hastalar ameliyatsonrasında bir süre gözlenir ve istenmeyen bir durumla karşılaşılmaması halindegenellikle aynı gün veya operasyon sonrası günde taburcu edebilirler.
Laparoskopik kolesistektomiameliyatı olan kişilerde ishal gelişmesi normal kabul edilir. Bu durum ameliyatsonrasında, kişilerde safranın direkt olarak karaciğerden ince bağırsağageçişinden kaynaklanır. Konsantre forma geçemeyen safra bağırsaklarda laksatifetki gösterir ve dışkının sulu hale gelmesine neden olur. Bu durumun üstesindengelmede atılacak en önemli adımlardan biri öğünler ile birlikte yağ içeriğiyüksek gıdaların tüketiminden kaçınmaktır.
Cerrahi dışında medikal tedavi velitotripsi adı verilen yöntem ile de safra kesesi taşlarına müdahaleedilebilir. Medikal tedavi günümüz şartlarında gelişen ameliyathane ve prosedürşartları nedeniyle tercih edilir. Opere olması olanaksız olan kişilerdeözellikle kolesterol kaynaklı oluşan taşlarda ursodiol etken maddeliilaçlara başvurulabilir. Bu ilaçların kullanımında günde 2 ile 4 kez değişendozlarda alınması, safra kesesi taşlarını geçirmelelerinin yılları bulabilmesive tedavinin sonlandırılmasını takiben hastalarda tekrar taş oluşumunungözlenmesi gibi problemlerle karşılaşılabilir.
Litotripsi ameliyat dışı safrakesesi taşı tedavisinde başvurulabilen bir diğer yöntemdir. Bu uygulamadakişiye şok dalgaları verilerek taşlarının daha küçük parçalara ayrılmasısağlanır.
Safra kesesi taşı gelişiminden vetaşa bağlı olumsuz etkilerden korunmak adına hekimlerin bilgisi ve önerisidahilinde yapılabilecek bir takım beslenme değişiklikleri mevcuttur:
- Kızartmalar gibi yağ içeriği yüksekgıdalardan kaçınmak ve düşük yağlı besinlerle beslenmek
- Beslenme programına bağırsakhareketlerini kolaylaştırıcı etki gösteren lif içeriği yüksek gıdalar eklemek
Kahve safra kesesi taşı ve diğerhastalıklarına karşı koruyucu etki gösterebilir ancak yüksek düzeyde kafeiniçeren içeceklerden, yüksek yağlı süt ürünlerinden ve şeker içeriği yüksektatlı gıdalardan diyare (ishal) yapıcı etkileri nedeniyle uzak durulmasıönerilir.
Sindirimi kolaylaştırmak adınaöğünleri küçülterek beslenmek ve günlük en az 6-8 bardak su tüketmekyapılabilecek diğer beslenme uygulamaları arasında yer alır.
Safra kesesi taşı veya gelişme riskibulunan kişiler kilo verirken yavaş kilo verme yöntemlerini seçmesi önerilir.Hızlı şekilde kilo vermek hem safra kesesi taşı gelişimine hem de diğer sağlıkproblemlerine neden olabileceği için dikkatli olunmalıdır.