Kıl dönmesi (Pilonidal Sinüs) nedir?
Tıp literatüründe “pilonidal sinüs”olarak adlandırılan kıl dönmesi hijyen koşullarının sağlanması ve vücuttakitüylerin düzenli periyotlar ile alınması ile önlenebilen bir hastalıktır. Fakathastalık ortaya çıktıktan sonra yapılacak tek şey klinik ve hastanelerebaşvurarak bir genel cerrahi uzmanından destek almaktır. Çünkü kıl dönmesibelirli bir zaman sonra kendiliğinden geçebilecek bir rahatsızlık değildir.
Kıl dönmesi (Pilonidal Sinüs) vücudun hangibölgelerinde görülür?
Kıl dönmesinin vücudumuzda en yoğungörüldüğü yer kuyruk sokumunda intergluteal oluk olarak adlandırılan iki kalçaarasındaki oyuntudur. Vakaların neredeyse tamamına yakını kuyruk sokumundagörülür. Nadir olmakla birlikte belirli bir kısmına göbek deliğinde rastlanır.Buralar dışında yüz, kasık bölgesi, parmaklar ve koltuk altında da oluşabilir.
Kıl dönmesi (Pilonidal Sinüs) neden olur?
Uzmanlar pilonidal sinüsün oluşumunailişkin 2 farklı teori ileri sürmektedir. Bunlardan ilki vücuttan dökülen kılve tüylerin özellikle terleme de varsa derideki delik ve gözeneklerdencildimizin altında birikmesidir. Vücudun hareketi sırasında deri altına girenkılların 60 – 70 civarına ulaşabildiği görülmüştür. Kılların biriktiği bölgebir zarla çevrilerek kistik bir yapı oluşturur. Kıllara reaksiyon olarak ortayaçıkan sıvı ise sinüs ağzından dışarıya doğru akan kötü kokulu bir apseye nedenolur. Kıl dönmesini açıklayan ve daha az kabul gören diğer teori ise ilgilibölgede doğuştan var olan kök hücrelerin 20’li yaşlardan sonra hormonal etkilerile aktifleşmesi sonucu kıl üretimine başlaması şeklindedir.
Kıl dönmesi (Pilonidal Sinüs) belirtilerinelerdir?
Kıl dönmesi, sinsi ilerleyen birhastalıktır; fakat kıl ve tüylerin deri altında birikmesi sırasında vücudaverdiği sinyaller vardır. Başlangıç aşamasında hastayı rahatsız etmeyenbelirtiler ilerleyen evrelerde dayanılmayacak bir hal alabilir. Kıl dönmesinedeniyle sağlık kuruluşuna müracaat eden hastaların neredeyse tamamındagözlenen bazı belirtiler aşağıda sıralanmıştır;
- Kıl dönmesinin başlangıç aşamasındaakıntı sorunu baş gösterir. İç çamaşırındaki bu nemliliği olağan karşılayanhastalar bu evrede vakadan genelde habersizdir.
- Bu akıntı mikroplar ilebirleştiğinde iltihap haline döner ve yeşil bir renk alır.
- Akıntıya kötü bir koku da eşlikeder.
- Bazen kanlı akıntı da görülebilir.
- Kıl dönmesinde görülen diğerbelirtiler ise makatta kaşıntı, kızarıklık, şişlik ve ağrıdır.
- Zaman içinde ağrı o kadar şiddetlibir hâl alır ki, hasta artık günlük aktivitelerini yerine getiremeyecek halegelir.
Kıl dönmesinde görülen kötü kokununnedeni ilgili bölgenin iltihaplanarak apseleşmesidir. Sinüs ağzından çıkanakıntılar mikroplar ile birleşerek kötü kokulu ve iltihaplı bir apseninoluşmasına zemin hazırlar. Pilonidal sinüs bölgesinde meydana gelen şişliğinboyutu bölgede biriken kılların yoğunluğuna göre değişiklik gösterir. Kistingerilerek apse halini almasıyla meydana gelen ağrı dayanılmayacak bir şiddetesahip olabilir. Kişi bu ağrı nedeniyle oturamaz ve yürüyemez hale gelebilir.Gündelik faaliyetlerin dahi yapılamadığı bir ağrının varlığı hastalığın sonevresinde olunduğunun işaretidir.
Sayılan bu belirtilerden biri ya dabirkaçı ile karşılaşıldığında bitkisel formüller gibi zaman kaybına neden olanyontemlerden uzak durmalı işi uzmanlarına bırakmalısınız.
Kıl dönmesi (Pilonidal Sinüs) için risk faktörlerinelerdir?
Hareketsiz yaşamın birçok hastalığa davetiye çıkardığıherkes tarafından bilinir. Özellikle masa başı işlerde çalışan kişilerinkarşılaştığı sağlık sorunlarından biri de kıl dönmesidir. Yapılan araştırmalaragöre dik bir şekilde oturmanın kıl dönmesi sıklığını azalttığıbildirilmektedir. Bu nedenle masa başı işlerde çalışırken ya da gündelikyaşamda dik bir pozisyonda oturmayı tercih etmekte fayda vardır.
Yukarıda da belirttiğimiz üzere binicilik gibi sürekli oturarak yapılan işlerdekıl dönmesi sıklığında artış olmaktadır. 2. Dünya Savaşı döneminde de süreklijeep kullanmak zorunda olan askerlerin büyük bir çoğunluğunda kıl dönmesiortaya çıkmıştır. Belirli bir zaman sonra bu vakalar “jeep hastalığı” olarakadlandırılmıştır. Pilonidal sinüs oluşumu için diğer risk faktörleri arasında;
- Obezite
- Yetersiz kişisel hijyen
- Aşırı terleme
- Aşırı tüylü vücut
- Jiletle kıl temizliği
- Kıl kökü iltihabına yatkınlıksayılabilir.
Bu noktada kıl dönmesine ne iyigelir sorusu kısaca hareketli bir yaşam tarzı, dik pozisyonda oturmak vevücuttaki tüylerin belli aralıklarla temizlenmesi şekilde cevaplanabilir.
Kıl dönmesi (Pilonidal Sinüs) tedavisi nasıl yapılır?
Kıl dönmesi tedavisininyapılabilmesi için öncelikle bölgede gelişen apsenin boşaltılması gerekir. Apsetamamen boşaltıldıktan ve tedavisi sağlandıktan 1-2 ay sonra kıl dönmesitedavisi uygulanır. Apse boşaltma işlemi modern klinik ve hastanelerde 5 dakikagibi kısa bir zaman diliminde yapılır. Cilt üzerinde iz bırakmayan küçük birkesi ile apse boşaltılır ve içi özel bir sıvı ile temizlenerek kapatılır. GenelCerrahi Uzmanlarının yaptığı bu işlemin deneyimli ellerde yapılması şarttır.
Kıl dönmesi (Pilonidal Sinüs) ameliyatı
Kıl dönmesi ameliyatı steril bir ortamda yapılır. Kıldönmesinde en etkili tedavi seçeneği cerrahidir. Ameliyatsız yönteme görehastalığın tekrarlama olasılığı daha düşüktür. Ameliyat sorunlu bölgede izbırakmayacak küçük bir kesik açılarak gerçekleştirilir. Ameliyattan sonra kesibölgesi iyi bir şekilde temizlenir ve sonrasında dikiş atılarak kapatılır.
Lokal anestezi ile yapılan, narkozve hastanede yatış gerektirmeyen mikro sinüsektomi yöntemi en az riske sahipolan operasyon olduğundan giderek daha fazla tercih edilmeye başlanmıştır.Operasyondan sonra hastanın vücudunda iz kalmaması, hastanede yatmayarakgündelik yaşamına geri dönmesi ve 20-30 dakika gibi kısa süreli bir işlemolması ve klasik cerrahi işlemle aynı sonucu vermesi nedeniyle hasta vedoktorlar tarafından tercih edilmektedir.
Ameliyatsız kıl dönmesi (Pilonidal Sinüs) tedavisi
Küçük bir operasyon dahi olsaameliyat kavramı hastaları korkutur. Muayene olmak, tetkikler yaptırmak,anestezi almak, neşter kullanılması ve hastanede yatış gibi bir süreci gözününönünden geçiren ve ameliyattan uzak duran kişilerin sayısı azımsanmayacak kadarçoktur. Hâl böyle olunca birçok hasta ameliyatı son çare olarak düşünür vealternatif tedavi yolları denemeyi seçer. Bu nedenle de hastalık ilerleyerekdaha ağır belirtiler vermeye başlar. İşte tam da bu noktada hastalarınkorkusunu azaltacak ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi devreye girmektedir. Tıpsektöründe çağdaş bir anlayışa sahip olan klinik ve hastanelerde uygulananameliyatsız kıl dönmesi tedavisi ile hastalar kısa bir sürede rutin yaşamınadönebilir. Ameliyatsız yöntemde ilgili bölgeye ilaç enjeksiyonu yapılır. Fakatcerrahi tedavi kadar etkili degildir ve tekrarlama olasılığı bulunur.